Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in sâdık âşıkları olan sahâbe-i kirâm, her fırsatta Efendimiz’le beraber olmaya çalışırlardı. Hattâ bâzıları, kendilerini sırf Allah Rasûlü’nü bir gölge gibi tâkibe adamışlardı. Efendimiz’in gönüllerde bıraktığı muhabbet izi öyle tesirliydi ki, sahâbî, Efendimiz’in yaptığı hareketin hikmetini bilmese bile, o hareketi O’nunla aynîleşmek için yapıyordu.

Sahâbedeki gönül terbiyesi, nasıl bir eğitim sisteminin eseridir? Bu terbiyeyi, bugün hangi pedagog, hangi psikolog verebilir? Acaba dünyadaki bütün psikologlar, sosyologlar, pedagoglar, sosyal-antropologlar, toplum mühendisleri, filozoflar ve emsalleri bir araya gelseler, asr-ı saâdet toplumunun kâ‘bına varabilecek kıvamda yüce hasletlerle donanmış küçük bir toplum meydana getirebilirler mi?!.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Âlemlere Rahmet: Hz. Muhammed, Erkam Yayınları